Amel nedir?

Amel “davranış, hareket, iş, çaba, emek, çalışma ve eylem” anlamlarına gelmektedir. Ayrıca “amel”; dini anlamda, niyet ve iradeye bağlı olarak yapılan dünya veya ahirette ceza veya mükafat konusu olan iş, davranış ve bilinçli yapılan fiile denir.

Bir iş, fiil ve davranışın amel olabilmesi için iradeli ve bilinçli yapılmış olması gerekir. İrade, kasıt ve bilinç bulunmayan fiil, amel olmaz. Dolayısıyla “amel” fiilden daha özeldir. Her “amel”, fiildir ama her “fiil”, amel değildir. İnsanın dışındaki diğer canlıların eylemleri fiildir fakat amel değildir. Amel kavramı; hayırlı, iyi ve sevap olan eylemler ve davranışlar için de kullanılır.

Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uymak amel, uymamak amelsizliktir. Kur’an’da insanların ameli iyi yapıp yapmama bakımından imtihana tabi tutuldukları bildirilmiştir (Kehf, 18/7, Mülk, 67/2). İnsanlar, amellerine göre ahirette mükafat veya ceza göreceklerdir.

Ameller, İslam’a uygun olup olmama bakımından taat, ma’siyet ve mubah kısımlarına ayrıldığı gibi, Kur’an ve sünnette itaat olan ameller; amel-i salih ve amel-i hasene” (iyi amel); masiyet ameller ise, amel-i su’, amel-i seyyie (kötü amel) ve amel-i gayri salih (salih olmayan amel) olarak da zikredilmiştir.

Taat (ibadet) olan ameller

Allahü tealanın ve Peygamber efendimizin begendiği işler olup, bunlar farz, vacib, sünnet ve müstehablardır. İslam dininin bildirdiği amelleri yapanlar çok sevab kazanır. İmanı olmayanların farzları kabul olmaz. Yani bunlara sevab verilmez. Farzları yapmıyanların da sünnetleri kabul olmaz. Bunlar Peygamber efendimize tabi olmuş ( uymuş ) olmaz.

Allahü tealanın açıkça yapılmasını emrettiği işler farzdır. Namaz kılmak, oruç tutmak vb. böyledir. Yine Allahü tealanın emri olup, açıkça emretmediği emirlerine vacib denir. Kurban kesmek, vitir namazı kılmak gibi. Allahü tealanın açıkça bildirmeyip yalnız Peygamber efendimizin yapılmasını övdüğü veya devam üzere yaptığı veya yıpılırken görüp mani olmadığı amellere “sünnet” denir. Sünneti beğenmiyen Müslümanlıktan çıkar. Beğenip de yapmamak suç değildir.

Peygamber efendimizin ara sıra yaptıkları ve beğendikleri ameller ise, “müstehab” veya “mendub” adını alır. Bunlardan bazıları şunlardır: Yeni doğan çocuğa yedinci Gün isim koymak, güzel giyinmek ve güzel koku sürmek gibi.

Ma’siyet (günah) olan ameller

Allahü tealanın ve Peygamber efendimizin beğenmediği şeyler olup, haram ve mekruhlardır. Allahü tealanın yapmayınız dediği şeylere “ haram ” denir. Bütün haramları işlemek günahtır. Haramdan iyi niyetle yani Allahü tealadan korkarak sakınan, vazgeçen sevab kazanır. O’nun emri olduğunu düşünmeden veya başka bir sebeble haram işlemezse sevab kazanmaz. Yalnız günahından kurtulur.

Peygamber efendimizin beğenmediği ve ibadetlerin sevabını azaltan şeylere “ mekruh ” denir. Ancak bir haram işlemekten kurtulmak veya mekruh işlemeden farz veya vacibin yapılması mümkün olmadığı zamanlarda, mekruh işlenebilir. O da haram işlemek veya farzı terketmek günahından kurtulmak içindir. Dinimizde yasak olmayan bir işi veya başlanmış olan bir ibadeti bozan işlere “müfsid” denir. Namazda gülmek, oruçlu iken bilerek bir şey yemek ve içmek v.s. gibi. Bu yapılan ameller namazı ve orucu bozarlar.

Mübah olan ameller

Bunlar günah veya sevab olduğu bildirilmemiş işlerdir. Yapılması emredilmeyen ve yasak da edilmeyen işlere “mübah” denir. Mübahlar iyi niyet ile güzel düşünceler ile yapılınca taat (ibadet) olur. İnsan sevab kazanır. Kötü niyetle yapılırsa veya bunları yapmak bir farzı vaktinde eda etmeğe mani olursa, günah olurlar.

Koku sürünen, iyi giyinen kimse, dünya lezzeti için veya gösteriş yapmak, öğünmek için veya kendini kıymetlendirmek için, yahut yabancı kadınları, kızları avlamak için şık giyinirse, günah işlemiş olurlar. Dünya lezzetini tatmak için olan niyetine azab verilmez ise de, ahiret nimetlerinin azalmasına sebep olur.

Bir kimse, sünnet olduğu için koku sürünür, şık giyinirse, camiye saygı için, camide yanında oturan müslümanları incitmemek için, temiz olmak için, sıhhatli olmak için, İslam’ın vakarını şerefini korumak için niyet edince her niyeti için ameline ayrı ayrı sevablar verilir. Her mübah işte hatta yemede, içmede, uyumada iyi niyet etmeği unutmamalıdır.

Sözlükte "amel" ne demek?

1. Yapılan iş, eylem, edim, fiil; sürgün, ötürük, ishal.
2. Uygulama, tatbikat, pratik.
3. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

Amel kelimesinin ingilizcesi

[Amel] n. act, action, deed; diarrhea, diarrhoea [Brit.], catharsis, the runs (Slang)
Köken: Arapça

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç